Hellospace'in görüşleri ve haberleri

Mobil Uygulamaların İhtiyaç Duyduğu 10 Test Türü
Mobil uygulamanızın farklı cihazlarda, işletim sistemlerinde, versiyonlarda ve daha fazlasında sorunsuz çalıştığından emin olmanız gerekir. İşte tam burada mobil test ihtiyaçı ortaya çıkıyor. 1. İşlevsel Test İşlevsel test, en temel test sürecidir. Uygulamanızın; cihazlar, işletim sistemleri ve diğer varyasyonlarda tüm özelliklerinin olması gerektiği gibi çalışıp çalışmadığını test eder ve çözümler. Bazı işlevsel test senaryoları: Uygulama login ve register süreçleri Uygulama tarafından kullanılan bellek Bir kesintiden sonra sürece devam ettirme. Uygulama çalışırken çağrılara ve bildirimlere yanıt verme. 2. Performans Testi Performans testi, uygulamanızın performansını farklı koşullar altında test eder. Yük testi, stres testi ve hacim testi bazı performans testleri arasındadır. Performans test türleri: Standart trafik seviyelerinde performans testi Yüksek trafik seviyelerinde stres testi Uygulamanın CPU kullanımı Değişen bağlantı koşullarında uygulama performansı şunları içerir;-İdeal ağ koşulları-Zayıf bağlantı-Bağlantı ağını değiştirmek-2G, 3G, 4G ve 5G arasında geçiş yapma 3. Yerelleştirme Testi Mobil uygulamanızın nerede kullanılırsa kullanılsın olması gerektiği gibi çalışması önemlidir. Yerelleştirme testi, uygulamayı yerel dil, kültür, dini duygular ve cihaz erişebilirliği ile uyumlu hale getirecek test türüdür. Yerelleştirme testi, uygulamanızın bölgesel dillere doğru bir şekilde çevrilmesini ve yerel düzenlemeleri ve hatta yasal gereksinimleri karşılamasını sağlar. 4. Uyumluluk Testi Uyumluluk testi, mobil uygulamaları test etmenin kritik bir sürecidir. Mobil uygulamanızın her tür cihaz, nesil, işletim sistemi, farklı donanım ve yazılım türlerinde uyumlu çalışıp çalışmadığını test eder. 5. Kurulum Testi Kurulum testi, uygulamanızın App Store veya Google Play’den doğru şekilde indirme süreçlerini analiz eden bir tür mobil testtir. Bu tür testler, uygulamanın kaldırılmasında olduğu gibi uygulama yükleme ve güncellemelerinin de sorunsuz bir şekilde çalıştığını doğrular. 6. Güvenlik Testi Kullanıcılar, verilerinin veya hassas bilgilerinin tehlikeye atılmayacağından emin olmak ister. Sızma testi, güvenlik açığı testi ve güvenlik taraması gibi testlerle mobil uygulamanızın güvenirliğini test edebilirsiniz. Güvenlik testleri uygulamanızdaki güvenlik açıklarını bulmayı içerir. 7. Gerçek Kullanıcı Durum Testi Mobil uygulamalar için gerçek kullanıcı durum testi çok önemlidir. Bir uygulama doğru cihaz ve platformlarda değişen kullanıcı koşullarına ve ortamlarına karşı simülasyon testinden geçmelidir. Gerçek kullanıcı durumu testi aşağıdaki gibi şeyleri test eder: Küresel konumlama sistemi Kamera Ses enjeksiyonu Rotasyon Ağ Kısıtlama Ağ Gecikmesi 2G, 3G, 4G, 5G ve uçak modu Çakışan uygulamalar Arka planda çalışan uygulamalar 8. Erişebilirlik Testi Erişebilirlik testi uygulamanızın görme bozukluğu, işitme engelliler ve diğer fiziksel veya bilişsel koşullar gibi engelli olanlar dahil tüm kullanıcılar için kullanılabilir olmasını sağlar. Erişilebilirlik testi aynı zamanda yasal gereksinimleri de karşılar. Bu olmadan, büyük para cezalarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Erişebilirlik testi aşağıdaki gibi şeyleri test eder: Renk kontrastı. Ekran büyütme. Ekran okuyucu uyumluluğu. Konuşma tanıma yeteneği. 9. Kullanabilirlik Testi Bazen kullanıcı deneyimi testi veya keşif testi olarak anılan kullanılabilirlik testi, son derece önemli bir mobil test türüdür. Bu tür testler, uygulamanın ne kadar kullanıcı dostu ve sezgisel olduğunu test eder. Kullanılabilirlik testi, gerçek cihazlar, son kullanıcının ne deneyimleyeceğini daha yakından yansıttığından, gerçek mobil cihazlar bu tür testlerde kritik öneme sahiptir. App Store Optimizasyon Testi App Store Optimizasyonu (ASO), uygulama mağazalarında uygulama görünürlüğünü iyileştirme ve uygulama dönüşüm oranlarını artırma sürecidir . Başlıca uygulama mağazaları, iOS için App Store ve Android için Google Play’dir. ASO, uygulama mağazası arama sonuçlarında üst sıralarda yer almasının yanı sıra tıklama oranına odaklanır. Tıklama oranınızı artırmak için; Uygulama Adınızı, Uygulama Başlığınızı, Uygulama Simgenizi, Uygulama Ekran Görüntülerinizi ve Uygulama Derecelendirmenizi optimize ederek yapabilirsiniz. Test hizmetlerimizden yararlanmak için bizimle iletişime geçin. Mobil Uygulamaların İhtiyaç Duyduğu 10 Test Türü was originally published in Hellospace on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
2021 UI / UX Trendleri ve Pandeminin Kullanıcı Deneyimine Etkileri
2021 yılı çözmemiz gereken kullanıcı problemlerini daha çok merkeze aldığımız bir yıl olacak. Pandemi kullanıcı ihtiyaçlarını oldukça fazla değiştirdi. Ürün sahipleri önceliklendirmediği kullanıcı deneyimi hatalarını, kullanıcı ihtiyaçlarının acı noktalarını pandemi dönemi daha çok yaşadı ve yeni gelişen kullanıcı ihtiyaçları ile karşı karşıya kaldı. Eğer pandemi sonrasındaki araştırmalar bu varsayımı doğrularsa e ticaret, lojistik, online rezervasyon ve çevrimiçi finansal gibi hizmetlerin kullanıcı ihtiyaçlarını 2021 yılında yeniden sorgulaması gerekecek. Pandemi sebebiyle potansiyeli artan sektörlerdeki şirketlerin büyüklüğü ne olursa olsun, büyümek, mevcut kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını karşılamak, çalışma kültürünü dönüştürmek, önemli alanları otomatikleştirmek, daha kullanışlı, daha akıllı ve daha hızlı kullanıcı deneyimi (UX) sunmaları gerekecek. 2021 yılında deneyim tasarımcıları ve dijital ürün ekipleri Çevrimiçi hizmetler, konferans görüşmelerinden, bankacılığa ve randevu rezervasyonuna kadar birçok alanda her zamankinden daha fazla popüler. Bu nedenle 2021 yılında kullanıcı deneyimi ve ürün tasarımcılarının; mevcut ve yeni kullanıcılar için deneyimi iyileştirmek, yeni gelişen kullanıcı ihtiyaçlarını karşılamak için önlerinde büyük bir potansiyel var. 2021 yılında ürün ekipleri bu potansiyeli karşılamak için Design Sprint Metodunu daha çok uygulayacak. Design Sprint metodolojisi ürün stratejisinin veya herhangi yeni bir iş fikrinin tasarım sürecini hızlandırmaya ve basitleştirmeye olanak verdiği, ürün tasarımına yönelik hızlı tempolu bir yaklaşım sunduğu, zaman, bütçe veya ekip gibi mevcut kaynaklardan en iyi şekilde yararlanma fırsatı verdiği için, ürün tasarım ekipleri Design Sprint metodolojisini daha çok uygulayacak. 2021 yılında uzaktan çalışan takımlar Dijital evrende, fiziksel olmayan bir temas söz konusu olduğunda, biz tasarımcılar olarak güçlü bir deneyime sahibiz. Çoğumuz için uzaktan çevrimiçi araçları kullanmak alışık olduğumuz bir deneyim. Uzaktan çalışmak, online toplantılar, uzaktan atölye çalışmaları, cloud ve collobrative tasarım araçları gibi… Pandemi dijital ürünlerin ekiplerini güçlendirdi. İşletmeler, dijitalin ne kadar uzağa ulaşabileceğini ve özellikle yüz yüze iletişim dünyasının artık mümkün olmadığı durumlarda, bir işletmeyi yürütmenin ne kadar etkili olabileceğini giderek daha da fazla görecek. 2021 yılında yeni kullanıcılar Pandemi ile birlikte fiziksel hizmetlerden, dijital bir çözüme geçen yeni bir kullanıcı dalgası görüyoruz. Pandemi döneminde ebeveynler mobil ya da masaüstü platformlardan çocuklarının eğitimleri için çevrimiçi konferans uygulamalarını kullanması gerekti. Öğretmenlerin uzaktan ders anlatabilmek ve takım olarak etkileşimli etkinlik ya da çevrimiçi sınav yapabilmek için (miro, canva, mural, worklivesheet, classroom ) gibi dijital eğitim araçlarını kullanması gerekti. Dışarı çıkamayan +65 yaş üstü kullanıcılar bilgisayar ekranından market ihtiyaçları için e-ticaret sitelerinde kullanıcı hesabı tanımlamaları ya da uygulama üzerinden kredi kartı bilgileri, adres bilgileri gibi onlar için çok kişisel olan önemli bilgileri paylaşmaları gerekti. Yüz yüze iletişim dünyasından, dijital dünyaya geçen birçok kullanıcı 2020 yılında zorlu anlar yaşadı. Daha fazla davranışsal araştırma ve ölçümleme Yüz yüze iletişim dünyasından, dijital dünyaya geçen birçok kullanıcı alışık olduğu davranışsal dürtülerle hareket edeceği için, 2021 yılı kullanıcıyı nasıl destekleyeceğimizi kendimize daha çok sormamız gereken bir yıl olacak. Optimizasyon yazılımlarını, kullanıcıların içgüdüsel davranışlarını izleyerek anlamak için ısı haritası ve kullanıcıların davranışsal ekran kayıtlarını yani ölçümlemeyi daha da fazla merkeze alacağız. En fazla söyleyeceğimiz cümle: “Biz kullanıcı değiliz!” Ürün sahiplerinden, ürün tasarımcısına kadar hepimizin asla unutmaması gereken önemli bir detay da, tasarladığımız ürünün kullanıcısı, dijital dünyada hızlı karar veren ve etkin rol oynayabilen bizler değiliz. 2021 yılı ”Biz kullanıcı değiliz!” cümlesini daha çok söyleyeceğimiz bir yıl olacak. Daha çok uzaktan kullanıcı testi Değişen ihtiyaçlar ve kullanıcı problemleri için aldığımız tasarım kararlarını doğrulamak adına bu yıl kullanıcı testlerini lokasyon bağımsız ve uzaktan yapmayı destekleyen test araçları sayesinde bir çoğumuz daha çok kullanıcı testi yaacağız. Kişiselleştirilmiş arayüz tasarımı ve kullanıcı deneyimi Azalan dikkat süreleri ve yeni gelişen kullanıcı ihtiyaçları yılında dribbble’ın animasyonlu arayüzlerinden daha da uzaklaşmalıyız. 2021 basitliğin, kişiselleştirilmiş tasarımın ve deneyimin yılı olacak. Kişiselleştirilmiş arayüz tasarımının kullanıcı deneyimine etkisi büyük, kişiselleştirilmiş bir arayüz ile kullanıcıya daha hızlı karar aldırabilir ve daha hızlı aksiyon almasını sağlayabilirsiniz. Netflix ThumbnailÖrneğin, Netflix kullanıcıların hızlı aksiyon aldığı görsellerin datalarını tutuyor ve her kullanıcı için yüzlerce thumbnail resmi hazırlıyor. Kişiselleştirilmiş deneyim ile kullanıcıyı aksiyona hızlı yönlendiriyor. Web sitelerinde onboarding Mobil uygulamalarda yaygın olarak kullanılan onboarding ekranlarını, web sitesi uygulamalarında da aynı şekilde ele almamız gerekecek. Web sitesi akışlarında da nasıl ilerlemesi gerektiğini kestiremeyen kullanıcılar için yolculuğunun hemen başında, herhangi bir hayal kırıklığını giderecek hızlı ve bilgilendirici ekranlar olmalı. Sesli arama 2021 de odak, görselden sese kayacak. İnsanlar konuşan teknolojiye alıştıkça, ses temelli arama önemli hale gelecek. Kullanıcı deneyimi ve tasarımı noktasında bu her zaman aklımızda olan bir detay, fakat bu yıl, bu detayı daha çok konuşacağız. Karanlık mod Karanlık mod hayatımıza 2020 yılında girdi ve beklenmedik şekilde bir çok kullanıcı bu modu tercih etti. Hazırlıksız yakalanan dijital ürünler, karanlık mod seçeneğini kullanan kullanıcıların yaşadığı arayüz hatalarını hemen çözdü fakat bu yıl bu moda yatırım yapması gerektiğini fark eden ürünler deneyim konusunda bir adım önde olacak. Karanlık ortamlarda bile en iyi şekilde okunaklı içerik sağlar. Kullanıcıların dikkatini önemli olan şeylere çekmenin bir yolu da bazı unsurları bu arka planda öne çıkarabilirsiniz. Ekran yorgunluğunu azaltır. Kullanıcınızın cihaz pilinden tasarruf sağlar (bu da kullanıcılar için daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlar) Skeuomorfik arayüz tasarımı 2021'de kullanıcıların daha da meşgul oldukları bu dijital dünyada bir çeşit somutluk arayacaklarını düşünüyorum. Kullanıcıların deneyimini kolaylaştıracağı ön gürüsü ile arayüz tasarımcılarının skeuomorfik estetiğe doğru acılı bir yola gireceklerini, en azından deneyimleyip, ölçümlemek isteyeceklerini ön görüyorum. Bu yıl diğer yıllardan farklı olarak daha çok desteklenmeye ve işbirliğine ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum. İşbirliği içinde takım olmayı bırakmadığımız bir yıl olması dileği ile… Sezen AltunUX Designer 2021 UI / UX Trendleri ve Pandeminin Kullanıcı Deneyimine Etkileri was originally published in Hellospace on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
Yeni bir okuma deneyimi
Can Yayınları, Hellospace işbirliğiyle sana yeni bir okuma alışkanlığı sunuyor Fikir Can Yayınları, Ekim 2016'da edebiyat dünyasına kapılarını aralayan Öykü Gazetesini, dijital platformlara taşıma talebiyle bizimle iletişime geçti. Ana fikirleri, gazetecilerde, kitapçılarda basılı bir kopyası bulunmayan aylık yayımlanan dijital öykü dergisi. Trendeki Yabancı, yeni bir okuma deneyimi sunuyor; Uygulama sayesinde, yazar, sözcük, etiket aramasıyla istediğin öyküye hızlıca ulaşabilir, beğendiğin öyküleri arşivleyebilir, dilediğin yerin altını çizebilir ve arkadaşlarınla paylaşabilirsin. Ekran parlaklığını, arka plan rengini, yazı tipini ve puntosunu ayarlayabilir istediğin zaman, istediğin yerde internet bağlantısına ihtiyaç duymadan öyküleri okuyabilirsin. Hafif ve içerik odaklı kullanıcı arayüz tasarlandı(UX & UI) İşlevselliğe odaklanırken sade, sezgisel ve kullanılabilir bir tasarım oluşturduk. Bunu yapabilmek için önce kullanıcının ihtiyaçlarını analiz ettik ve bu ihtiyaçları Can Yayınları’nın iş kararlarıyla birleştirdik. Tasarım dili oluşturulurken, Can Yayınlarından iletilen logo ve kurumsal renkler üzerinden bir style guide tasarladık. Tipografi için iyi dengelenmiş, büyük paragraflarda okunması kolay ve başlıklarda hoş görünen Avenir Next seçimini yaptık. Ardından sade ve kullanımı kolay ve kullanıcı ihtiyaçlarını karşılayan arayüz tasarımlarını tasarladık. Backend Geliştirildi Veri depolama için SQL’i seçtik ve veritabanını, hizmet yükü açısından güvenli bir ortam ve esneklik sağlayan Amazon RDS’de sakladık. Database servis bağlantımızı ADO.NET Entity Framework veri kaynağı kullanarak Code First yöntemiyle gerçekleştirdik. Fluent Validation aracını kullanarak Mapping işlemlerini yaptık. Kullanışlı ve hızlı bir CMS (içerik yönetim sistemi) için aşamalı javascript kütüphanesi olan Vue.js tercih ettik ve CSS Bootstrap 4 teknolojisiyle beraber performans iyileştirmesi için minifield kullandık. Hata görüntüleme ve raporlama için Sentry.io entegrasyonu yaptık. IOS ve ANDROID Uygulama geliştirildi Uygulama, Facebook tarafından oluşturulan açık kaynaklı mobil uygulama kütüphanesi olan React Native ile geliştirildi. Ateşle Son olarak Apple Store ve Android Market için gerekli optimizasyonlar yapıldıktan sonra Eylül 2019'da okuyucularla buluştu. Teknolojiler React Native FrameworkRedux.NETVue.jsSQL Can Yayınları Yorumu; Türkiye’nin ilk öykü uygulaması için “Trendeki Yabancı’da Hellospace ile çalıştığımız için çok mutluyuz. Tasarım ve yazılım konusunda aldığımız destek bizi fazlasıyla tatmin etti.” Yeni bir okuma deneyimi was originally published in Hellospace on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
Neden uzaktan çalışmayı seviyoruz?
Hellospace ekibi ve topluluğu, dünyanın dört bir yanından gelen profesyonellerin ve gönüllülerin oluşturduğu uzaktan çalışan bir karışım olmakla birlikte mentörlük, eğitim ve insanları birbirine bağlamak da dahil işin her yönü üzerinde çalışır. Uzaktan çalışmanın stresli işe gidiş gelişleri nasıl önlediğini ve hayatımızın tadını çıkarmak için bize nasıl daha fazla esneklik kazandırdığını anlattık. Ama konuşmamış olduğumuz bir başka büyük fayda ise; Uzaktan çalışmayı benimseyerek daha kapsayıcı ve davetkar olmamızdır. Cappadocia Nese Kina 2019Coğrafyaya Dayalı Ayrımcılık Yapmıyoruz Her kökenden ve kimlikten insanları hoş karşılayan ve destekleyen bir topluluk olmaya çabalıyoruz. Bu, herhangi bir ırk, etnik köken, kültür, ulusal köken, renk, göçmenlik durumu, sosyal ve ekonomik sınıf, eğitim düzeyi, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ifadesi, yaş, aile durumu, siyasi düşünce, din, zihinsel ve fiziksel yeterliliği kapsıyor fakat bunlarla da sınırlı değil. Perspektiflerin, arka planların ve deneyimlerin bu çeşitliliği, başka türlü göremeyeceğimiz kör noktaların ve önyargıların üstesinden gelmemize yardımcı oluyor. Şirketimiz, kültürümüz ve yarattığımız ürünler bu çeşitlilikten besleniyor. Mesafe geliştiricilerimiz ve müşterilerimiz arasında açık ve sürekli iletişimi kolaylaştırıyor bu da zaman içinde güven yaratıyor. Bizimle çalışmak isteyen adayların becerilerini, kişiliğini ve çalışma etiğini incelemeye odaklanıyoruz. Slack grubumuz, birlikte açık kaynak yazılım yazmayı seven yetenekli geliştiricilere ve tasarımcılara sahiptir. Helospace’in gücü, farklı topluluklardan, geniş bir geçmişe sahip insanlardan geliyor.Gerçek zamanlı tartışmalar, sorular veya geri bildirim için bize katılın. İletişim Kurmayı Seviyoruz Müşterilerimiz, iç ekibimizle aynı araç ve yöntemlerle iletişim kurduğundan, müşteriler projelere daha fazla dahil oluyor ve birlikte üretmenin keyfini çıkarıyoruz. Uzaktan çalışmak bizi iletişime büyük değer vermeye ve her ekip üyesini duyma şansına sahip olmaya zorladı. Tabii ki, sorunsuz bir iş süreci için doğru teknolojiyi kullanmak gerekir. Devam eden iletişim ve bilgi paylaşımı için Slack, tasarlanmış ekran görüntüleri için Zeplin kullanıyoruz. Gerçek zamanlı olarak bir araya gelmemiz gerektiğinde Zoom kullanıyoruz. Kullandığımız diğer uygulamalar için Uzaktan Çalışmayı Kolaylaştıran Araçlar yazımıza göz atabilirsin. Kişisel Çalışma Alanı Bir tasarımcı için çalışma alanının üretkenlik için kritik öneme sahip olduğunun bilincindeyiz. Tüm ekibin de aynı şekilde hissettiğini biliyoruz. Uzaktan çalışma, ekip üyelerimizin güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmesine yardımcı oluyor. Sürekli dış geri bildirim akışı olmadığında, kendi kendinizi değerlendirme yeteneği önemli bir özelliktir. Bir proje boyunca, fikir ve uygulamada mükemmelsiniz. Ancak nihai kararlar söz konusu olduğunda, Imposter Sendromu devreye girme eğilimindedir. Uzaktan çalışarak doğru verimlilik yönteminizi keşfedebilirsiniz. Güvenli Çalışma Ortamı Gürültülü ve sıkıcı ofisler. Omuzlarınızın üstünden bakan yöneticiler. Meslektaşının aşk ilişkisi. Uzak şirketler, ofislerin olağan sıkıntılarının herhangi biriyle uğraşmak zorunda değildir. Özünde, uzaktan çalışma, sonuçlara, verimliliğe ve çalışanlara saygıya dayalı bir çalışma ortamı oluşturmamıza ve geliştirmemize yardımcı olur. Tasarımcımızın öğle yemeğinden sonra siesta’ya ihtiyacı olup olmadığını veya yazılım geliştiricimizin, çocuklarını okuldan almak için erken çıkmaya karar verdiğini kimse umursamaz. Aksine, teşvik ediyoruz! Bizimle beraber çalışan iş arkadaşlarımız performansının fiziksel görünüşüyle ilişkili olmadığını bilir. Ofiste iyi görünmek konusunda endişelenmeleri gerekmiyor ve bunun yerine işlerin yapılmasına odaklanabiliyorlar. Gerçek Dünya Etkileşimi Istanbul Samet Selcuk 2019Uzaktan çalışmak, ekibimizin çalışmalarını hayatlarının geri kalanıyla gerçekten dengeleyebileceği anlamına gelir. İşe gidip gelmemek, her hafta saat, zaman ve enerji tasarrufu yaptığımız anlamına gelir. İşimizi yapabilmek için pahalı bir şehirde yaşamak zorunda değiliz. Güçlü bir İnternet bağlantısı olduğu sürece hemen hemen her yerden çalışabiliriz. Dört ayaklı en yakın arkadaşınızla beraber bütün gün vakit geçirebilirsiniz. Yaşamın her kesiminden insanlar için ürünler üreten bir teknoloji şirketi olarak, konumları, engellilik durumları, sosyoekonomik geçmişi veya cinsiyetleri nedeniyle dışlanmış hissedenler için engelleri kaldırmaya çalışıyoruz. Uzaktan çalışmanın savunucuları olarak, bunu nasıl yaptığımızı paylaşmanın bizim sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Türkiye’de uzaktan çalışma kültürün yaygınlaşmasına yardımcı olun.hellospace.world/superfuture Neden uzaktan çalışmayı seviyoruz? was originally published in Hellospace on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
Topluluğumuza Katılmanın Bazı Yolları
Topluluğumuza katılmanın bazı yolları Çeşitlilik en güçlü yanlarımızdan biridir, fakat iletişim sorunları ve mutsuzluğa da yol açabiliyor. Bu yüzden, insanların uymasını istediğimiz birkaç temel kuralımız var. Bu yönetmelik kuruculara, mentörlere, yardım ve rehberlik arayanlara eşit olarak uygulanır. Bu yapamayacağınız derecede kurallar içeren ayrıntılı bir liste değil. Aksine, içindeki gücü kavrarsanız hepimizi ve katıldığımız teknik toplulukları zenginleştirmeyi kolaylaştıracak bir rehber niteliği taşıyor. Arkadaşça ve sabırlı ol. Hoşgörülü ol. Her kökenden ve kimlikten insanları hoş karşılayan ve destekleyen bir topluluk olmaya çabalıyoruz. Bu, herhangi bir ırk, etnik köken, kültür, ulusal köken, renk, göçmenlik durumu, sosyal ve ekonomik sınıf, eğitim düzeyi, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ifadesi, yaş, aile durumu, siyasi düşünce, din, zihinsel ve fiziksel yeterliliği kapsıyor fakat bunlarla da sınırlı değil. Anlayışlı ol. Yaptığınız iş diğer insanlar tarafından kullanılacak ve başkalarının işlerine bağlı olarak çalışacaksınız. Verdiğiniz her karar kullanıcıları ve iş arkadaşlarınızı etkileyecek. Karar alırken bu sonuçları göz önüne almalısınız. Dünya çapında bir topluluk olduğumuzu unutmayın, biriyle onun ana dilinde iletişim kurmuyor olabilirsiniz. Saygılı ol. Her zaman hemfikir olmayacağız, ama fikir ayrılığı zayıf davranış ve tutumları için bir mazeret değil. Hepimiz her an gerginlik yaşayabiliriz, ama bu gerginliğin kişisel bir saldırıya dönüşmesine izin veremeyiz. İnsanların kendini rahatsız veya tehdit altında hissettiği bir topluluğun verimli olmadığını unutmamak gerekiyor. Hellospace topluluğunun üyeleri, diğer üyelerin yanı sıra Hellospace topluluğunun dışındaki kişilere karşı da saygılı olmalıdır. Fikir ayrılığına düştüğümüzde, neden olduğunu anlamaya çalış. Hem sosyal hem de teknik yandan fikir ayrılıkları olur ve Hellospace istisna değil. Önemli olan bu fikir ayrılıklarını ve farklı görüşleri yapıcı bir şekilde çözmemizdir. Hepimizin farklı olduğunu unutmayın. Helospace’in gücü, farklı topluluklardan, geniş bir geçmişe sahip insanlardan geliyor. Farklı insanların, sorunlara karşı farklı görüş açıları olur. Birinin neden o görüşe sahip olduğunu anlayamamak, onun haksız olduğu anlamına gelmez. Unutmayın ki insanlar hata yapar ve birbirimizi suçlamak bizi hiçbir yere götürmez. Bunun yerine, sorunların çözülmesine yardım etmeye ve hatalardan ders çıkarmaya odaklanın. Türkiye’de remote kültürün yaygınlaşmasına yardımcı olun ve topluluğumuza katılın. Topluluğumuza Katılmanın Bazı Yolları was originally published in Hellospace on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
Uzaktan bir gün!
Uzaktan çalışmanın verimliliği nasıl artırdığına dair sonsuz istatistiklere ulaşmamıza rağmen, çalışan bir rutin bulmadan önce çok fazla deneme yanılma gerektirir. Verimlilik doğuştan gelen bir yetenek değildir (çoğu insan için). İnşa etmek için tutarlı sabır gerektiren alışkanlıklar gerektirir. Daha iyi nasıl çalıştığınızı anlamak için sürekli olarak farklı programlar ve methodlar deneyin! Uzaktan çalışanlar olarak, günlerimizin nasıl geçtiğini hayal ettiğimizle gerçekte nasıl sonuçlandıkları arasında genellikle önemli farklılıklar vardır. Bu yazımda uzaktan çalışmanın küçük sırlarını sizinle paylaşacağım. ERKEN BİR BAŞLANGIÇ Güne zihnini ve bedenini rahatlatabileceğin bir egzersizle başla, hareket etmek güne zinde başlamanın, sorunları çözmenin ve yeni fikirlere ulaşmanın harika bir yoludur. Ardından hakettiğin kahvaltını hazırla. Günün ilk öğünü o günün nasıl geçeceğini de belirleyecektir bu yüzden yediklerin konusunda olabildiğince dikkatli seçimler yapmalısın. Kahvaltı bittikten sonra gününü nasıl geçireceğini zihninde belirleyip gün içerisinde yapman gereken işlerin bir planını çıkar. Yapacaklar listenizi bir gece önceden planlamak size hız ve faydalı bir rutin kazandıracaktır. Bilgisayarınızın başına geçer geçmez gelen kutunuzdaki mailleri doğaçlama sıraya dizip tamamlamak yerine bir gece önceden belirlediğiniz iş planına sadık kalın. Yeni gelen taleplere öncelik vermeden önce gününüzü yeniden yapılandırmaya ve ilk hedeflerinizi gözden kaçırmamaya özen gösterin. Acil olmayan yeni bir görev geldiğinde, üzerinde kesintisiz olarak çalışacağınız bir zaman dilimi belirleyin veya sorunla başa çıkmak için zamanınız olana kadar problem çözmeyi mümkün olduğunca azaltmaya çalışın. Güne tüm iyi niyetlerinizle başladığınız halde kendinizi darmadağın bulursanız panik yapmayın. Bilgisayarınızdan uzaklaşıp 10 dakikalık bir mola verin ve nefes alın. Odaklanmak istediğiniz şeyi yeniden belirleyin ve tekrar bilgisayarınızın başına dönün. NEREDE ÇALIŞACAĞIM? Gün içerisindeki iş planınıza göre mekan belirlemek performansınızı olumlu yönde etkileyecektir. Eğer evinizde bir çalışma alanınız yoksa keyifle çalışacağınız bir alan yaratın. Çalışma alanınızı tasarlamadan önce Pinterest’ten ilham alabilirsiniz. Evde çalışma alanınız yok veya o gün güneşin tadını çıkarmak istiyorsanız lezzetli kahve içebileceğiniz manzaralı veya kendinizi iyi hissedebileceğiniz bir kafe bulun ve bunu haftada bir kaç kez çalışma rutinlerinizin arasına almayı unutmayın. Teslim tarihi yaklaşmış veya odaklanmanız gereken stresli bir iş üzerinden çalışacaksanız evinizde kalmayı tercih edin. Sakin ve rahat çalışacağınız bir yer bulmakta zorlanıyorsanız, yeni yerler keşfetmeye devam edin. https://medium.com/media/4cf4e100e47463640df086f25fb47058/hrefGÖREVLERE ÖNCELİK VERME Doğru verimlilik yöntemi işinizde büyük bir fark yaratabilir. Sorunsuz bir iş akışı sizi bunalmış, odaklanamamış ve verimsiz hissetmektense sakin, kontrol altında hissetmeye ve en büyük projeleri bile üstlenmeye hazır hale getirebilir. Her şey önemliymiş gibi geliyor! Yapacaklar listenizin neresinden başlayacağınızı konusunda bir türlü kendinizi ikna edemiyorsanız; Önceliği en az olan ve kolay işten başlamayı deneyin. Bu yöntemle listenizden ve beyninizden önemsiz maddeleri atarken bir yandan da yaptığınız işe konsantre olacaksınız. Yapacaklarınız azaldıkça diğer zor işler için kendinize daha rahat bir çalışma alanı yaratmış olacaksınız. Topluluğumuzun bir parçası olarak geleceğin işyerini kurmamıza yardımcı olun!hellospace.world/superfuture Uzaktan bir gün! was originally published in Hellospace on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
Uzaktan Çalışmayı Kolaylaştıran Araçlar
Modern teknolojinin bir sonucu olarak uzaktan çalışma, genellikle tercih edilen hatta çoğu zaman gereklilik olmaya başlıyor. Uzaktan çalışanlar olarak, doğru araçları kullanmanın başarınızı doğrudan etkileyeceğini bilmenizi isteriz. Mobil kullanımdaki artış, uzak işler ve teknoloji ağırlıklı projeler, araçlar ve uygulamalar bu çalışma biçimini desteklemek için birlikte büyüdü. Uzak ekip üyeleri için doğru araçların kullanılmasının sağlıklı iletişimle ilgisi vardır. Yeni ev ofisinizi kurarken işlerinizi kolaylaştıracak yüzlerce yazılım arasından Hellospace ekibi olarak sürekli kullandığımız araçları anlattık. Sağlıklı bir uzaktan çalışma süreci için aşağıdaki araçların her birine sahip olmanız gerekir; Güvenilir video konferans yazılımı Bir sohbet uygulaması Bulut işbirliği ve dokümantasyon araçları Proje yönetim yazılımı Uzaktan Çalışırken Sizin ve Ekibinizin İhtiyacı Olan Araçlar Oyunda yeni olan uzak çalışanlar, geleneksel bir ofis ortamının dışında çalışmaya adapte olmanın, dizüstü bilgisayarınız ile kanepeye oturmak kadar basit olmadığını hemen anlıyorlar. En iyi işinizi yapmak için net süreçlere, sürekli iletişime ve güçlü bir dijital araca ihtiyacınız var. Uzaktan çalışma başarısı için sizin ve ekibinizin ihtiyaç duyduğu araçlar şunlardır; Geri Bildirim Almak için Google Dokümanlar Ne Zaman: Harika bir proje yazdınız ve ekibinizin yorumlarına ihtiyacınız olduğu zaman. Nedeni: Google Dokümanlar’da , ekipler gerektiği kadar çok kişiyle gerçek zamanlı olarak iletişim kurabilir. Google Dokümanlar, doküman oluşturmayı, düzenlemeyi ve sonlandırmayı basitleştirmek için şık şablonlar, akıllı düzenleme ve ortak çalışma özellikleri sunar. Mobil erişim bile sunuyorlar; böylece kullanıcılar hareket halindeyken dosya üzerinde düzenleme yapabilirler (internet bağlantısı olmasa bile !). Hızlı İletişim İçin Slack Ne zaman : Projenizle ilgili hızlı bir güncelleme veya bir kerelik bir sorunuz olduğunda. Nedeni : Slack’in sohbet akışı geçici bir deneyimdir. Çeşitli kanallar oluşturma seçeneğiyle, uzak ekibiniz konuşmaları proje adına, departmana veya işle ilgili konuya göre ayırabilir. Takım arkadaşlarınız kontrol etme şansı bulduğunda yanıt verebilirler ve bir video görüşmesinden daha az rahatsız edici ve bir e-postadan daha kolay cevaplanır. Birçok uzak ekip farklı saat dilimlerinde çalışırken, her ekip üyesinin çalışma saatlerine saygı duymak önemlidir. Slack’in Ekip Saat Dilimi uzantısı (PRO planları için) uzak ekipler için değerli bir araçtır ve kimin derin uykuda ve kimin çalışma saatleri içinde olduğu konusunda kolay görseller ve güncellemeler oluşturur. Kimse sabah 3'te bir iş bildirimi istemez — bu gerçekten hepimiz için bir kabus. Daha Derin Tartışma İçin Zoom Ne zaman : Görüntülü sohbet yoluyla bir süreci, sorunu veya gerçek zamanlı olarak ekran paylaşımları yapmanız gerektiğinde. Nedeni : Zoom, fiziksel toplantılar mümkün olmadığında iş arkadaşlarınızla veya işverenlerinizle sanal olarak etkileşim kurmanıza olanak tanır. Bu, uzaktan çalışmanın çok daha insani görünmesini sağlar, çünkü kendinizi bağlı hissetmenize yardımcı olur. Güvenli Paylaşım İçin Dropbox Ne Zaman: İş arkadaşlarınıza güvenli bir şekilde dosya ve sunum göndermeniz gerektiğinde. Nedeni: Dropbox ekibinizin tüm içeriğinin bir araya geldiği yerdir. Dosyalarınızı güvenli bir yerde saklar ve dosyalarınıza bilgisayarınızdan, telefonunuzdan veya tabletinizden erişebilirsiniz. Yaptığınız tüm değişiklikler hespalarınız arasında senkronize edilir . Görsel İşbirliği İçin Zeplin Ne Zaman: Bir tasarım spesifikasyonu, ekran görüntüsü veya yeni ürün akışı hakkında geri bildirim almanız veya vermeniz gerektiğinde. Nedeni: Zeplin, tasarımları paylaşmanın, organize etmenin ve işbirliği yapmanın en iyi yolu. Takımdaki herkes en güncel tasarım kaynaklarına erişebilir, değişiklikleri talep etmeden haberdar olabilir. Tasarımlar üzerinde spesifik alanlara yorum ekleyebilir ve tasarıma yön verebilirsiniz. Uygulamaları Bir Araya Bağlamak İçin Trello Ne zaman : Farklı ekipler farklı uygulamalarda aynı proje üzerinde çalışıyor ve hepsini takip etmek için bir proje yönetim aracına ihtiyaç duyuyorsan. Neden : Karmaşık projeleri güncel tutmak çok sayıda değişken gerektirir. Trello, en önemli projelerinizin tüm insanlarını ve bölümlerini birleştirmek, organize etmek, entegre etmek ve işbirliği yapmak için devreye girer. Uzak ekipler Trello kullanmayı seviyor çünkü iletişimi tek bir yerde tutabiliyor, karmaşıklığı kaldırabiliyor. Power-Ups adı verilen sihirli entegrasyonlar , kullanıcılara takvim görünümleri, özel alanlar ve Slack, Google Drive, Dropbox, Invision ve Zapier gibi bağlantı uygulamaları (bu listedeki uygulamalar gibi) gibi güçlü özellikler sunar. İşlemleri Otomatikleştirmek İçin Zapier Ne zaman : Yapmanız gereken çok fazla görev olduğunu gördüğünüzde. Nedeni : Özellikle uzak çalışanlar, zaman yönetimi konusunda daha dikkatli olmalılar ve hepimiz yinelenen görevleri manuel olarak güncellemenin zamanın iyi bir kullanımı olmadığını kabul edebiliriz. Zapier en sevdiğiniz uygulamaları birbirine bağlar ve iş akışlarını otomatik hale getirir , böylece derin işlere konsantre olmak için daha fazla zaman kalır. Zapier insan hatasını ve unutkanlığı ortadan kaldırır. Kendinizi, ekibinizi ve projelerinizi yönetmenize yardımcı olması için bu araçları kullanabilirsiniz. Tozlu ofis odalarına sonsuza dek elveda diyebileceğiniz için kendinizi şanslı hissedebilirsiniz :) Topluluğumuzun bir parçası olarak geleceğin işyerini kurmamıza yardımcı olun!hellospace.world/superfuture Uzaktan Çalışmayı Kolaylaştıran Araçlar was originally published in Hellospace on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

Gizliliğinize saygı duyuyoruz! Web sitemizdeki deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Çerezlerle ilgili daha fazla bilgi için lütfen çerez politikamızı ziyaret edin